17 Temmuz 2009 Cuma

Yüzeysel İnsanlar İçin Görsel Öğelerle Desteklenmiş Twitter Anlatımı








10 Temmuz 2009 Cuma

Zidane'a Özlem.

Dünya'nın muhtevi anlamda en mükemmel golü olarak kabul ettiğim golün -Bayer Leverkusen karşısında oynadığı şampiyonlar ligi finalini hatırlayınız- sahibidir Zidane. İsmi bulunduğum ortamda ne zaman geçse içimi garip bir huzur kaplar. Şair bu adam. Büyük acıların doğurduğu büyük bir şair. Ruhu delik deşik, bakışları normal bir insanın bakışlarından kat kat ötede büyük bir adam. Özledim, özledik aslında hepimiz.
Colarado semalarında adidas için yaptığı etkinlikler dolayısıyla footy-boots bir kaç karesini yayımladı, gözlerim doldu.


05 Temmuz 2009 Pazar

Mad About You - Others Delight

Cumartesi gecesi pazar gündüzüne daima sıkıntı bırakıyor. Sodadan, kahveden geçtim Hooverphonic'i seçtim arkadaş. Evet, böyle.

Mad About You:



Others Delight:


04 Temmuz 2009 Cumartesi

Transfer Hikayeleri - Matteo Ferrari



Ben daha önce yine söylediklerimin, hep söylediklerimin, arkadaş ortamında söylediklerimin, durduk yere internet vasıtasıyla söylediklerimin kapı gibi arkasındayım, daima arkasında olacağım.

Neyin mesela ?

"İtalya liginden stoper alma imkanın varsa oynasın/oynamasın alacaksın hafız" minvalinde seyreden görüşlerim, kurduğum cümleler gibi mesela.

Metzelder'in menajeri yüzyılın transferini kestirip attı. Gündemde Matteo Ferrari diye sapık bir stoper daha var.

Gelsin, en az Metzelder gelmiş gibi sevinirim.

Samimi konuşuyorum ki tek gediğimizin; psikopat, kalite, sert, taş, oynamak isteyen, kaprissiz, agresif, yırtık ve sayko bir yabancı stoper olduğunu düşünüyorum. Stoper harici tüm bölgelerin bir şekilde oturacağına, bobo gitmedikçe de "gol" denilen sıkıntıya düşmeyeceğimize inanıyorum.

Yukarıda betimlediğim stoper ancak çizme'den çıkar. Sağlam irdelesen pek çok yerde bulabilirsin belki ama şampiyonlar liginde seni götürecek savunma bilincine bir stopere ancak çizme'de erişir.

Her şeyden öte bir şey var ki "13" giyen adam boş değildir.

Her işte bir hayır varmış misaline candan katılıyorum artık. Gökhan ZAN ne iyi etti de gitti.

Şimdi kimleri konuşuyoruz bak. :)

03 Temmuz 2009 Cuma

"Thriller"... with Legos



Maykıl ceksın araştırma enstitüsü işbu videoyla görevini tamamlıyarak kendini lağvediyor. Yeni kurulacak departman ölü sezon araştırmalarına yelken açıcakmış. Bekleyelim, görelim.

Ha, bir de; Youtube sen ne güzel şeysin!

Ben, aynaların karşısında da kendimle konuşurum. Spesifik olaylar bunlar.

30 Haziran 2009 Salı

Kaka "8" Giyecek.



Ve Kaka'nın numarası belli oldu. Ben hayatımda bu kadar sansasyonel bir takım, bu kadar rahatsız bir başkan, bu kadar gündemi peşinden sürükleyen bir yönetim anlayışı ve son olarak bu kadar karizma bir Di Stéfano görmedim. Kaka, taraftarlar tarafından tahmin edilen hiç bir numarayı almadı. Törenden bir kaç saat öncesine kadar "9", "18" hatta "10" üzerinde yoğunlaşan dedikodulara "8" cevabı tokat gibi verildi.

Bu konuya bu kadar meyletmemin sebebini "Zizouya saygısızlık olmasın hesaabından daha önce 5 numaralı formayı giymeyeceğini açıkladı" tarzında bir şeyler okuduğumu anımsamamla açıklayabilirim. İşte tam bu -ustalara, bilhassa zizouya gösterdiği hürmet- yüzünden ister "8" isterse "6348654" giysin, "KAKA ULAN!!" diye gönül rahatlığıyla sağa/sola haykırabiliyorum.

Cennet Kombinesi



Çocukluk yıllarım asrın geyiği "80'lerde çocuk olmak" şeklinde ete kemiğe bürünmüş olmasa bile, kral'ın şeklini pek takip etmesek de elbette mevzulardan haberimiz vardı. Dünya'nın en çok tanınan adamı hakk'a yürüdü, muhabbeti günlerce sanal yada gerçek her türlü alemin diline dolandı. Üç beş gün sonra bütün mevtaların uğradığı haksızlığa uğrayacak. En baba ceksıncı bile adamın esamisini okumayacak. Her neyse, kral büyük BEŞİKTAŞlıydı. Ruhu şad olsun.

**RESTRICTIONS APPLY** The memory of Michael Jackson lives on with fans outside the Apollo Theatre in Harlem

Transfer Hikayeleri - Christoph Metzelder

"Psikopat stoper ukteleriyle uyanıyorum" dedim diye mi yönetim atağa kalkıp Madrid semalarına kondu bilmiyorum. Gelsin bu adam. Mutlaka gelsin. Şayet gelmesine faydası dokunacaksa ntvspor "Christoph Metzelder ile sakallı tandem" formunda bir program yapması için esasoğlanımıza teklifte filan bulunsun. Hatta öyle bir gelsin ki futbolu kutsal forma teriyle bırakana kadar kalsın.

Taş bu adam, bildiğin terminatör. Bir kere boyu birdoksan küsür ki yıllardır ligimizde süregelen şişirme hastalığına adamın boyu panzehir. Yok efendim Barcelona karşısında hebele hübele diye hayıflanacak olan var mıdır acep ? Varsa da görmemek gerek tabi. Gökhan ZAN'da da boy vardı abicim diyenlere ise "beyin" cevabı gayet açık.

Harbi ya, bi Gökhan ZAN vardı n'oldu ona ?

Euro 2008 - Germany Training & Press Conference Day 12

29 Haziran 2009 Pazartesi

Olur Öyle.

Gurbet Yuvada Biter.

Anladım ki blogger'ın rutin temalardan hariç hiçbir arayüz beni tatmin edemeyecek. Yok, ben yine de uzanamadığım ciğere mundar dememek adına: "Kabul ediyorum ki, dışarıdan herhangi bir entegrasyonu blog semalarına uyduracak kadar blogger donanımına sahip değilim." cümlesini kurayım.

Euro 2008'in bizleri yakıp kavurduğu günlerde oynadığımız Çek Cumhuriyeti maçını nasıl unutamayacaksak, nino'nun bu sezon -eskiden olduğu gibi- kutsal forma altında yapacaklarını unutamamız dileğiyle.

Yıllardır süregelen sol bek alternatifsizliğimize İsmail KÖYBAŞI çözümü "cuk" diye oturdu. Karşıyaka'dan alınan Rıdvan ŞİMŞEK üzerinde cesur kararlar alınıp sürekli oynaması sağlanırsa onunda kutsal formayı layıkıyla taşıyacağına inancım sonsuz. Yenilenen iki bek ve İbrahim TORAMAN gerçeği önümüzdeki sezon defans anlayışımız hakkında olumlu sinyaller verse de ben içimde hala "psikopat bir yabancı stoper" uktesiyle uyanmaya devam ediyorum.

Buralardayım.
Burayı sadece ben okusam bile transfer hikayeleri yoğunlaşacak.

hiç bir hakkı saklı olmadığı gibi burada yazan her şeyi dünya barışı adına kaynak göstermeden istediğiniz şekilde çalıp/çırpabilirsiniz.